ARABULUCULUK NEDİR?
- Emir Pekyörük
- 5 gün önce
- 5 dakikada okunur
Arabuluculuk, tarafların bir arabulucu eşliğinde kendi çözümlerini buldukları, gönüllülük esasına dayalı bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Tarafların hakim önüne çıkmadan, bir araya gelerek ortak bir noktada el sıkışmasını amaçlayan bu sistemde yol gösterici kişiye ‘’arabulucu’’ denir.
ARABULUCULUK SİZE NE KAZANDIRIR?
Vakit nakittir!
Ülkemizde her gün binlerce hukuki anlaşmazlık ve haksızlıklar meydana gelmektedir. Ancak bu olaylar kimi zaman dava açma süreçlerinden dolayı kimi zaman da davaların aylar süren uğraşlar sonucunda neticeye varmasından kaynaklıdır. Adliyelerdeki dava yoğunluğu sebebiyle aksamaların meydana gelmesi, arabuluculuk sisteminin ülkemize kazandırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu sisteme göre taraflar bağımsız olarak bir araya gelerek isteklerini direkt olarak birbirlerine bağımsız olarak söyleyecekler ve bir orta noktada buluşacaklardır. Böylece mahkemelerdeki aylar hatta yıllar boyu süren hak arayışları birkaç güne indirgenir. Tarafların adalet arayışları, en kısa zamanda sonuçlandırılarak onlara teslim edilir.
Ekonomiktir.
Dava açmak için öncelikle dava harçlarının yatırılması gerekir. Dava sonucunda ise neticenin ortaya çıkması için sağlanan her olanağın giderleri, devlet tarafından geri alınır. Örneğin davalarda tespitlerini rapor eden ve görüşüne başvurulan bilirkişiler, devlet tarafından görevlendirilse de çalışma ücretleri davanın taraflarından talep edilir. Arabuluculuk sisteminde ise taraflar arabulucu dışında kimseyle muhatap olmazlar. Dolayısıyla dava harcı ve bilirkişi ücretleri gibi maliyetlere katlanmak zorunda olmadan sadece makul bir arabuluculuk ücreti ile uyuşmazlığı çözüme ulaştırırlar.
Karar mercii siz olun!
Arabuluculuk sisteminde arabulucunun yol göstermesi ile devam eden müzakere süreci tamamen tarafların iradeleriyle ilerler. Mahkemedeki resmi prosedürlerden uzak ve rahat bir şekilde mutabakata varılır. Neticeyi belirleyen hakim değil tarafların uzlaşabilmesidir. Bu husus taraflara psikolojik olarak da yardımcı olur. Çünkü son karar merciinin hakim olması kişilerde belirsizlik duygusunun oluşmasına sebep olur. Davaların uzun sürmesi ile belirsizlik duygusunun birleşmesi, bireyleri psikolojik olarak oldukça yıpratmaktadır.
Gizlilik esastır!
Arabuluculuk sürecinin en temel ilkelerinden biri gizliliktir. Bu ilkeye göre, taraflarca görüşmeler sırasında sunulan bilgi, belge, teklif ve beyanlar kesinlikle gizli tutulur. Ttarafların izni olmadan üçüncü kişilere açıklanamaz ve yargılamada delil olarak kullanılamaz. Gizlilik, tarafların güven içinde müzakere edebilmesini sağlar ve sürecin çözüm odaklı ilerlemesine katkı sunar. Bu ilkenin ihlal edilmesi halinde ise ihlal eden kişi için hem hukuki hem de disiplin sorumluluğu doğar. Özellikle arabulucular için sır saklama yükümlülüğü, mesleki etik çerçevesinde yasal bir zorunluluktur.
ARABULUCULUĞA BAŞVURMAM ŞART MI?
Kanunlarımız, kişilerin hukuki anlaşmazlığa düşmesi neticesinde itilafı ilk olarak mahkemede hakim ile değil, birbirleri ile uzlaşmaya çalışarak çözümlemesi ve böylece herkesin vakitten tasarruf etmesi taraftarıdır. Dolayısıyla kanunlarımızda belirtilen hususlarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak şart koşulmuş olup arabuluculukta uzlaşmaya varılamadığı takdirde dava yolunun açıldığı belirtilmiştir.
Arabuluculuk çeşitleri dava şartı olup olmadığına bakılarak mecburi ya da ihtiyari dava şartı olarak ikiye ayrılır. Hukuki problemin çözüm yönteminin öncelikle arabuluculuğa başvurmak olarak belirlendiği durumlarda zorunlu arabuluculuk; kişilerin herhangi bir mecburiyet olmaksızın dava açmadan, problemi aralarında çözmek istemeleri karşısında ihtiyari arabuluculuk söz konusu olur.
ZORUNLU ARABULUCULUK NEDİR?
Zorunlu arabuluculuk, ilgili hukuki problemin mevzuatında çözüm yönteminin ilk aşaması olarak arabulucuya başvurulması şeklinde belirlenerek tarafların uzlaşmaya teşvik edildiği arabuluculuktur. Zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda taraflar, arabulucuya başvurup problemini orada çözmeye çalışmadığı müddetçe dava yoluna başvuramaz. Bu sebeple kanun koyucunun hangi konularda arabulucuya başvurulmasını zorunlu kıldığını bilmek önem arz etmektedir. Unutulmamalıdır ki arabuluculuğun dava şartı olduğu durumlarda arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde davanın usulden reddi gerekir.( Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu Yönetmeliği Madde 22/3)
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamındaki Davalar
İş Hukuku Davaları (Bireysel ve Toplu İş Sözleşmesine Dayanan Uyuşmazlıklar)
İşçi-işveren arasında ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai gibi alacak ve tazminat talepli davalarda zorunlu arabuluculuk vardır.
NOT: İş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ve rücudavalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz!
İşe iade davalarında da dava açmadan önce arabuluculuk şarttır.
Ticari Davalar: Taraflar arasında ticari işletmelerden kaynaklanan alacak ve tazminat davalarında (örneğin: cari hesap, mal teslimi, hizmet sözleşmeleri kaynaklı alacaklar) zorunlu arabuluculuk uygulanır.
Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalar, tarafların tacir olduğu ya da ticari işletmeleri ilgilendiren alacak ve tazminat talepli davalar, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuk, dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Tüketici Uyuşmazlıkları:
Tüketici mahkemelerinde görülen ve belirli parasal sınırın üzerindeki tüketici davaları,
Ayıplı mal/hizmet, tüketici kredisi, mesafeli satış sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, konularında zorunlu arabuluculuk dava şartıdır.
Tüketici Hakem Heyeti’nin görev alanına giren küçük meblağlı uyuşmazlıklarda arabuluculuk şart değildir.
NOT: 2025 yılında yapılan düzenleme ile Tüketici Hakem Heyetleri, konusu 149.000 Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklarda görev yapacaklardır. 149.000 Türk Lirası ve üzerindeki uyuşmazlıkların karara bağlanması amacıyla tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Bu durumda dava yoluna gidilir ve yetkili mercii Tüketici Mahkemesidir. Tüketici Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Kira Uyuşmazlıkları
1 Eylül 2023 itibarıyla konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (örneğin tahliye, kira tespiti gibi davalarda) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Apartman veya site yönetimiyle ilgili aidat alacakları, ortak gider payı davaları gibi uyuşmazlıklarda da zorunlu arabuluculuk dava şartıdır.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davaları
Ortaklık halinde taşınmazların satılması veya paylaştırılması gibi davalarda arabuluculuk şart koşulmuştur.
İHTİYARİ (İSTEĞE BAĞLI) ARABULUCULUK NEDİR?
Hukuki uyuşmazlıkların çözümünde tercih edilen alternatif yollar arasında yer alan arabuluculuk, bazı durumlarda tamamen tarafların inisiyatifine bırakılmıştır. Tarafların, kanunun veya herhangi bir mevzuatın öngörmediği durumlarda arabuluculuğa başvurması durumunda ihtiyari (isteğe bağlı) arabuluculuk söz konusu olur.
İhtiyari arabuluculuk, tarafların aralarında çıkan uyuşmazlığı çözmek amacıyla mahkemeye gitmeden önce gönüllü olarak arabulucuya başvurdukları bir süreçtir. Zorunlu arabuluculuktan farklı olarak, burada taraflar arasında arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmaz. Ancak sürecin avantajlarından faydalanmak isteyen taraflar, dava açmadan önce anlaşma sağlamak amacıyla bu yönteme başvurabilir.
İhtiyari Arabuluculuğun Söz Konusu Olduğu Durumlar
Tarafların ihtiyari arabuluculuğa başvurmalarında; ilişkilerin korunması ve sorunların dava yoluna gidilmeden kendi içinde çözümlenmesi, mahkeme sürecinin uzun sürmesinden kaynaklı zaman tasarrufu ve hem kişisel verilerin hem de mevcut hukuki problemde gizliliğin sağlanması ön plandadır. O halde arabuluculuğa ihtiyari olarak hangi durumlarda başvurulabilir? Açıklayalım.
Aile Hukuku Uyuşmazlıkları
Aile hukuku uyuşmazlıkları aile bireyleri arasındaki maddi ya da manevi problemlerden kaynağını alır. Bu nedenle aile bireyleri arasındaki hassas meseleler, kişiler için bazen duygusal bazen de yıpratıcı bir süreç olabilir. Sürecin gizli ilerleyecek olması ise aile birliğinin temelini korumaya devam edecektir.
Mal paylaşımı, nafaka (yoksulluk nafakası ya da iştirak nafakası), çocuğun velayetinin kimde olacağına yönelik uyuşmazlıklarda taraflar, ihtiyari olarak arabulucuya başvurarak uzlaşmaya varabilirler.
Ticari İlişkilerden Doğan Uyuşmazlıklar
Ticari ilişkilerde uyuşmazlıklar, tarafların bazen bilinçsiz bazen de bilinçli yaptığı eylemlerden kaynaklanır. Taraflar bu uyuşmazlıkları ticari ilişkilerini feshetmeden ,uzlaşma yöntemiyle, çözüp sulh yoluyla ticari ilişkilerini devam ettirme gayreti içindedir. Ortaklıkların sona erdirilmesi ya da ortaklar arasındaki irade çatışmalarının söz konusu olduğu durumlarda da taraflar ihtiyari olarak arabulucuya başvurarak problemi neticeye kavuşturabilirler.
Tarafların bu uyuşmazlıklarda dava yoluna gitmeyip ihtiyari olarak arabuluculuğa yönelmesinde arabuluculuğun gizlilik ilkesi öne çıkar. Çünkü taraflar bu uyuşmazlıkları kamuoyuna yansıtmadan, itibarlarını düşürmeyecek ve tartışmalara yol açmayacak şekilde çözerek iş hayatında maddi ve manevi olarak aktif yol katetmeye devam etmek ister.
Sözleşme ihlalleri (mal teslimi, hizmet sözleşmesi, satış sözleşmeleri..), esnaflar veya tacirler arasındaki borcun ifası ve alacağın temini uyuşmazlıkları,, bayilik ve distribütörlük uyuşmazlıkları, haksız rekabet kapsamındaki uyuşmazlıklar; şirket yönetiminde söz hakkı, ortaklık paylarının devri, ortaklık sona erdirme gibi konularda taraflar, ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurarak önlerine hukuki bir yol çizilmesini talep edebilirler.
Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıklar
Türk Borçlar Kanununa göre sözleşmeler, tarafların irade açıklamalarıyla kurulur. Ancak sözleşmenin yapılmasından sonra değişen koşullar ya da tarafların sözleşmeye aykırılık teşkil edecek kararları uyuşmazlıklara konu olabilir. Özellikle iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflar; yükümlülüklerini eksik ya da ayıplı olarak ifa ettiklerinde, sözleşmenin yan edim yükümlülüklerine uygun bir şekilde hareket etmeyerek uyulmazlıkları gündeme konu alırlar. Kimi zaman da sözleşme sonrasında değişen fikirler bu uyuşmazlıkların ortaya çıkmasında etkilidir. Bu neticelerde taraflar, dava yoluna gitmek yerine kendi istekleriyle bir yol göstericiye başvurduklarında, önlerine koyulan hukuki sonuçlara göre bir neticeye varmaları onlar için hem pratik hem de faydalı hale gelir.
Kira sözleşmeleri (tahliye ya da kira artışı konularının halihazırda zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu unutulmamalıdır.),hizmet sözleşmeleri, vekalet sözleşmeleri, satış sözleşmeleri; ortaklık, kefalet, teminat sözleşmeleri gibi konularda taraflar kendi istekleriyle bağlı olarak arabuluculuk yoluna gidebilirler.
Arabuluculuk hakkında detaylı bilgi almak ve hukuki destek için bizimle hemen iletişime geçin!
Comments